|
Tweet |
Mustafakemalpaşa’da faaliyet gösteren Max Scala, at yemi üretiminde Türkiye’nin yükselen markalarından biri olarak dikkat çekmeye devam ediyor.
Firmanın kurucusu ve sahibi Yiğit Alp Yıldırım, atçılık sektörünün önemli yayınlarından Bosphorse Dergisi’ne verdiği kapsamlı röportajda hem sektörün geleceğine ışık tuttu hem de Mustafakemalpaşa’nın üretim gücünü uluslararası arenaya taşıyan vizyonunu ortaya koydu. Röportaj, Mehmet Yusuf Marangoz tarafından gerçekleştirildi.
Modern üretim tesisiyle faaliyetlerini sürdüren Max Scala’nın, Türkiye’de at beslenmesinin bilimsel temeller üzerine yeniden şekillendiği bir dönemin önemli aktörlerinden biri olmayı hedeflediği vurgulandı. Hammadde tedariğinden AR-GE çalışmalarına kadar uzanan entegre üretim anlayışıyla hareket eden firma, yalnızca bugünü değil sektörün geleceğini de planlıyor.
Yiğit Alp Yıldırım, Max Scala’nın hedeflerini şu sözlerle dile getirdi:
“Max Scala markası, atçılığın her spor dalı tarafından kalitesiyle kabul edilmiş hâkim bir marka olma başarısını ülkemizde yakaladığı gibi, önümüzdeki yıllarda yurtdışında da aynı başarıyı sürdürmeyi amaçlamaktadır.”
Türkiye’de at besleme sektörünün gelişimine de değinen Yıldırım, bilimsel yöntemlerin önemine vurgu yaparak, “Geleneksel besleme yöntemlerinin dışına çıkılması, sektörün global ölçekte gelişimi için büyük önem taşıyor. Atçılıkta bilimsel besleme tercih edilirse Türk markaları dünya çapında daha güçlü hale gelecektir” ifadelerini kullandı.
Röportajda, Mustafakemalpaşa’nın yatırım açısından taşıdığı stratejik öneme de dikkat çekildi. İstanbul, İzmir, Kocaeli, Eskişehir ve Bursa gibi önemli merkezlere yakınlığı sayesinde lojistik avantaj sağlayan ilçe; Karacabey Pansiyon Harası, Ahmet Cemal Kura İdman Merkezi ve Karacabey TİGEM gibi önemli atçılık tesislerine olan yakınlığıyla da öne çıkıyor.
Yıldırım bu konuda, “Mustafakemalpaşa hem doğduğumuz topraklar olması hem de atçılığın kalbinin attığı noktalara yakınlığıyla bizim için öncelikli bir yatırım bölgesidir” dedi.
Max Scala’nın AR-GE çalışmalarına büyük önem verdiğini belirten Yıldırım, Türk atçılığının ihtiyaçlarına uygun formülasyonlar geliştirdiklerini ifade etti. Üniversiteler ve özel laboratuvarlarla iş birliği içinde yürütülen çalışmalar kapsamında, 2027 yılında tamamlanması planlanan 20 box’lık AR-GE çiftliği ile sektörde bir ilke imza atılması hedefleniyor.
Kısa sürede Türkiye’de önemli bir marka haline gelen Max Scala’nın uluslararası hedefleri de dikkat çekiyor. Özellikle Orta Doğu pazarında yoğun talep gördüklerini belirten Yıldırım, Dubai’de kurulması planlanan üretim tesisiyle markayı global bir oyuncuya dönüştürmeyi amaçladıklarını söyledi.
Yiğit Alp Yıldırım önderliğinde büyümesini sürdüren Max Scala, bugün yalnızca Türkiye’nin dört bir yanında değil, uluslararası pazarda da adından söz ettiren bir marka olma yolunda ilerliyor.
Türkiye genelinde birçok önemli işletme ve atçılık paydaşıyla ticaret gerçekleştiren firma, Mustafakemalpaşa’yı adeta dünyaya açılan bir üretim üssü haline getiriyor. Bosphorse Dergisi’ne yansıyan bu vizyon, hem Türk atçılığının geleceğine dair önemli ipuçları veriyor hem de yerelden globale uzanan güçlü bir başarı hikâyesini gözler önüne seriyor.