Bugun...
SON DAKİKA

Hastanelerimizi Yaşlılarımıza Hazırlayabildik mi?

Acil servisin o hiç durmayan, zamanla yarışan koridorlarında yıllarını geçirmiş bir hekim olarak, kapıdan giren her hastanın gözünde ayrı bir hikaye okurum. Ancak bir grup var ki, onların gözlerindeki ifade sadece hastalığın sancısını değil; yabancılaşmayı, kafa karışıklığını ve çaresizliği de taşır. Yıllarını bu topluma adamış, saçlarını hayatın yüküyle ağartmış yaşlılarımızdan…
facebook-paylas
 Tarih: 02-09-2026 14:30:52

Hastanelerimizi Yaşlılarımıza Hazırlayabildik mi?

Acil servisin o hiç durmayan, zamanla yarışan koridorlarında yıllarını geçirmiş bir hekim olarak, kapıdan giren her hastanın gözünde ayrı bir hikaye okurum. Ancak bir grup var ki, onların gözlerindeki ifade sadece hastalığın sancısını değil; yabancılaşmayı, kafa karışıklığını ve çaresizliği de taşır. Yıllarını bu topluma adamış, saçlarını hayatın yüküyle ağartmış yaşlılarımızdan…

Yani büyüklerimizden bahsediyorum. Gün geçmiyor ki acil servisin sedyelerinde, sedye aralarında veya poliklinik kapılarında titreyen elleriyle bir yön bulmaya çalışan bir teyzemizi, bir amcamızı görmeyelim. Biz acil tıp çalışanları olarak onları hızla triyaja alır, vital bulgularına bakar, tahlillerini ister ve hayati risklerini bertaraf etmeye çalışırız. Peki ya sonra? Onları acil servisten taburcu ettiğimizde ya da ilgili servise yatırdığımızda vicdanımız gerçekten rahat ediyor mu?

Açıkça konuşalım, bugünkü acil servis yapılanmamız ve genel hastane mimarimiz, yaşlı nüfusun ihtiyaçlarına cevap vermekte yetersiz kalmaktadır. Sedyede Geçirilen Saatler: Acil Serviste Yatış Beklemek Meslek hayatım boyunca vicdanımı en çok sızlatan manzaralardan biri, acil serviste "yatış kararı" verilmiş ama serviste boş yatak olmadığı için saatlerce, hatta bazen günlerce acilde beklemek zorunda kalan yaşlı hastalarımızdır.

Genç ve dirençli bir hasta için sadece yorucu olan bu bekleme süreci, yaşlı bir organizma için adeta bir krizdir. Acil servisin o kaotik ortamında, yüksek sesli alarmlar ve parlak floresan ışıklar altında, dar ve sert bir sedyede şifa beklemek…

Bu bekleme süresi uzadıkça, hastamızın cildinde bası yaraları açılmaya başlar, enfeksiyon riski katlanarak artar ve o gürültünün içinde dakikalar içinde konfüzyona, yani akut deliryuma sürüklenirler. Oysa yılların yorgunluğunu taşıyan bu bedenler, bu çaresiz bekleyişi hiç hak etmiyor. Servislerdeki İzolasyon ve Geriatri Uzmanının Hayati Rolü Diyelim ki uzun bekleyişin ardından hastamızı nihayet ilgili servise çıkardık ve yatağına yatırdık. Sorun bitiyor mu? Maalesef hayır. Mevcut sistemimizde yaşlı hastalarımız, genellikle sadece yatırıldıkları bölüm tarafından takip ediliyor. Kalça kırığı ile ortopediye veya kalp yetmezliği ile kardiyolojiye yatan bir büyüğümüzü, sadece kırık bir kemik ya da yorulmuş bir kalp olarak göremeyiz. Yaşlı bir organizma, birbiriyle örülmüş hassas bir ağ gibidir.

Ortopedik bir cerrahi böbrekleri yorabilir, enfeksiyon için verilen bir antibiyotik hastanın mevcut demansını tetikleyebilir. İşte tam bu noktada, hastanelerimizdeki işleyişe yeni bir standart getirmeliyiz: Servise yatan her geriatrik hastamız, ana branşın hekimleriyle birlikte mutlaka bir "Geriatri Uzmanı" tarafından da takip edilmelidir. Yaşlılık dönemi hastalıkları, çoklu ilaç kullanımı (polifarmasi), yetersiz beslenme ve düşme riskleri ancak bir geriatri uzmanının o bütüncül, toparlayıcı ve insancıl bakış açısıyla yönetilebilir. Ne Yapmalıyız? Vicdani ve Mesleki Bir Çağrı Hastanelerimizi sadece birer "tedavi merkezi" değil, aynı zamanda yaşlılarımız için "güvenli birer sığınak" haline getirmek zorundayız.

 

Bütüncül Geriatrik Acil Alanları: Acil servislerde yaşlı hastalar için ışıklandırmasından ses izolasyonuna, düşük yükseklikli yataklarından özel eğitimli hemşire kadrosuna kadar ayrıştırılmış "Geriatrik Acil" ünitelerini kurmalı ve yatış bekleyen yaşlılarımızı sedye eziyetinden kurtarmalıyız. Ortak Takip ve Geriatri Konsültasyonu: Hastanede yatan yaşlı hastalarımız sadece tek bir branşın inisiyatifine bırakılmamalı; geriatri uzmanlarının sürece aktif dahil olduğu, multidisipliner bir vizyon benimsenmelidir.

Erişilebilir ve Güvenli Hastane Mimarisi: Hastanelerin tüm alanları (poliklinikler, koridorlar, asansörler, banyolar) düşme riskini sıfıra indirecek, yön bulmayı kolaylaştıracak yaşlı dostu standartlara kavuşturulmalıdır. Bizler, bu topraklarda "büyüğe saygıyı" kültürünün merkezine koymuş bir milletin evlatlarıyız.

Onlara sunduğumuz sağlık hizmetinin niteliği, aslında toplum olarak gelişmişlik ve merhamet seviyemizin en net aynasıdır. Acil servislerin kapısını çalan her büyüğümüze sadece tıp biliminin soğuk kurallarıyla değil; bir evladın şefkati ve bir hekimin derin sorumluluğuyla yaklaşacak sistemleri kurmak bizim boynumuzun borcudur. Çünkü unutmayalım; bugün Onlar için inşa etmediğimiz şefkatli ve güvenli sistemler, yarın kendi sığınmak zorunda kalacağımız eksikliklerimiz olacaktır.

Etiketler

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER BURSA Haberleri
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
  • SON YORUMLANAN HABERLER
  • SON YORUMLANAN VİDEOLAR
  HAVA DURUMU
  NAMAZ VAKİTLERİ
  HABER ARA
YUKARI YUKARI